"Unutmak kelimesi undan çıkmış. Bildiğimiz un yani, hamur işi, öyleymiş. Unutmak için un ufak etmek gerekiyomuş. Birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. Öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. Gözleri, kaşı, burnu ile kulağı, sesini yavaş yavaş. Unuttuğun zaman da o kişi olmazmış. hatırlamazmış. Sonra unuttuğunu unuturmuş. Ben unutmak istiyom la. Her gün ne zaman unutcam diye soruyom kendime, her sorduğum zaman da her şeyi yeniden hatırlıyorum ben, daha net. Unutamıyom ben."
Behzat Ç.
(Kaynak: agucuk)
Sana yakışır bir final oldu.
Bazı şeyler hep özlenir, siz hep özleneceksiniz.
Hoşça kal Cinayet Büro.
Hoşça kal Amirim.
Hoşça kal Behzat Ç.
(Kaynak: sarhosadam)
- Niye bu kadar sıkıyorsun kendini? Yeni tanıştığın birine her şeyini anlatmaz mısın? Ben karşıma çıkan ilk insana, bütün hayatımı anlatabilirim.
- Neden?
- Nedeni yok. Yani bence yok. Doktora sorarsan, manik döneminde olduğu için der ama palavra. Ben her zaman böyleyim. Bizi samimiyetin hastalık olduğuna inandırmaya çalışıyorlar. İnanınca, herkes gibi olunca, aptallaşınca iyileşiyoruz.
(Kaynak: sarhosadam)
Babamın öldüğü gün birine aşık olmuştum. Bazen öyle olur, her şey üst üste gelir.
Polis olmasaydım katil olurdum çünkü sahici bir sarsıntı sahte bir dengeden iyidir.
Binlerce ceset, binlerce katil, ve bir evlilik gördüm.
Seni, intihar ettiğin gün tanıdım kızım.
Seninle o gün barıştım.
Şimdi sadece geceleri yapayalnız ve yalınayak anlayabildiğim şeyler var.
Şimdi benim de yalanlara inanmaya ihtiyacım var.
Bütün çaresiz insanlar gibi… Dağılan bir okul gibi…
Acılarımız da birbirine benziyor artık kızım.
Birbirine benzeyen parmaklar gibi ama her birinin eşsiz bir izi var.
Bazen gözlerim dalıyor karanlıkta ama fısır fısır konuşmaya başlıyorsun yine kulağımın dibinde.
Hiç susmuyorsun, ağlamama asla müsade etmiyorsun.
Her şey affedildi babacık diyorsun hiç ayrılmayacağız diyorsun.
Keşke hep yanımda olsaydın diyorum öyle konuştğunu duyunca.
Bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz diyorsun sen bana
Ama kar taneleri birbirine benzemez ki kızım. Cesetler de benzemez.
Ama bir cinayet başka bir cinayeti hatırlatır her zaman.
Koşan atlar düşen atları hatırlatır.
Yağmur yağar… durur… tekrar başlar…
Yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir.
Beşikten mezara kadar…
Karanlıkta herkesle çarpışabilir insan.
Yalan mı söylüyorum sana? Affet beni kızım, affet!
Bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı ki kızım!
Behzat Ç. Açılış Şiiri.
Anonim asked: Haftalar uzunca yazmıştım sana arkadaşım demişti benim için,kek yapmıştım aramıştım hep belki hatırlarsın beni. Söylediklerin doğruluğunu gösterdi ama kalbimin acımasını engelleyemedi. Yinede teşekkürler sana kocaman yürekli adam. Sık sık uğra buralara,paylaşımlarını gördükçe mutlu oluyorum
Ben teşekkür ederim, kalp acısı zor.
En zor olanı. Ama geçecek, geçer. İçindeki yangın sönecek.
Kalbin soğuyacak. Hiç unutmayacaksın ama hatırlamayacaksın.
İyi bak kendine.
"Dünya’nın en güzel yeri neresi biliyor musun?
-Neresi?
Az kaysana…"
Âh Muhsin Ünlü
(Kaynak: sarhosadam)
"Eve gelirken on paket sigarayla bir deste kibrit aldı. Odasının ışığını yaktı. Elindekileri karyolanın altına, boş bavula koydu. Çevresine bakındı. yoktu. Oturma odasını da aradı, orada da yoktu. Bunca lüzumsuz eşya vardı da, neden en gereken, bir sigara küllüğü yoktu. Kadınlar da böyleydi. Dünyada gereğinden çok kadın vardı ama yalnız bir teki yoktu."
Yusuf Atılgan / Aylak Adam
(Kaynak: antikadam)
(Kaynak: sarhosadam)